WhatsApp’ta toplu mesaj yerine ne yaptım

Toplu mesaj göndermeyi denedim ve iyi bir fikir olmadığını gördüm. Yerine kurduğum daha yavaş ama sağlam düzeni anlatıyorum.

Soru

İç mimarım, işlerimin çoğu Instagram üzerinden geliyor ama konuşma her zaman WhatsApp’a taşınıyor. Elimde epeyce eski görüşme birikti ve bir ara hepsine toptan bir mesaj atma fikrine kapıldım. Denedim, iyi olmadı. Ne yaşadığımı ve şimdi ne yaptığımı yazayım. Toplu mesajda gördüğüm sorunlar Aynı metni herkese göndermek samimiyetsiz duruyor ve iki kişi bunu doğrudan yüzüme söyledi. Bir yıl önce iş yaptığım biriyle üç gün önce konuştuğum biri aynı mesajı aldı, ikisine de uygun olmadı. Hiç dönüş alamadığım gibi iki kişi beni engelledi. Bu benim için ciddi bir kayıp, çünkü referans o insanlardan geliyor. En rahatsız edici kısmı: kendimi reklam gönderen biri gibi hissettim, halbuki işim tasarım. Şimdi ne yapıyorum Görüşmeleri elle değil, listeye bakarak takip ediyorum: kim ne zaman yazmış, en son ne konuşulmuş. Listeyi üçe ayırdım: teklif bekleyen, işi biten, sadece soran. Sadece teklif bekleyenlere dönüyorum ve her mesajı ayrı yazıyorum. Günde en fazla beş kişi. İşi bitenlere ise ancak ilgili bir şey olduğunda yazıyorum, mesela benzer bir proje bittiğinde. Herkese aynı anda ulaşmak, kimseye ulaşamamak demek. Bu düzen daha yavaş, itiraf ediyorum. Ama dönüş oranım toplu mesaja göre karşılaştırılamayacak kadar iyi ve kimse rahatsız olmuyor. Elle liste tutmam akşamları yarım saatimi alıyordu, şimdi listeyi hazır alıyorum ve sadece kime yazacağıma karar veriyorum, o da on dakika. Sormak istediğim: toplu mesajın nesi bu kadar sakıncalı, sadece görgü meselesi mi yoksa teknik bir riski de var mı? Bunu net olarak bilmek istiyorum.

Yanıtlar

Sorunuz net bir cevabı hak ediyor: sadece görgü meselesi değil, teknik ve hukuki riski de var. Üçünü ayıralım. Platform tarafı: kısa sürede çok sayıda kişiye benzer içerikli mesaj göndermek, mesajlaşma platformlarının kötüye kullanım tespitini tetikleyebiliyor. Sonuç genellikle hesabın kısıtlanması veya kapatılması oluyor ve bu tür kararlar çoğunlukla geri alınmıyor. İşinizin tamamı o hesap üzerinden yürüyorsa bu ciddi bir risk. Hukuki taraf: kişilerin size iş için yazmış olması, sonradan tanıtım mesajı göndermenize onay verdikleri anlamına gelmiyor. Ticari içerikli toplu iletiler için ayrı bir izin gerekiyor. Karşı taraf: sizin de yaşadığınız gibi, engellenmek sadece o kişiyi değil ondan gelecek referansı da kaybettiriyor. Bu yüzden biz de toplu gönderim yerine, gelen mesajları düzenli takip etmeye ve doğru kişiye tek tek dönmeye yönelik kullanımı öneriyoruz. Kurduğunuz düzen tam olarak bu ve doğru bir tercih yapmışsınız. İkinci maddenin altını çizmek isterim. Şirkette bu konuyu inceleyen kişi benim ve en sık yapılan hata "bana zaten yazmıştı, o yüzden izin var" varsayımı. İletişim kurmuş olmak, tanıtım gönderme izni değil. Pratik öneri: kime hangi amaçla yazdığınızı kayıt altında tutun. Bir şikâyet geldiğinde "şu tarihte bana şu konuda yazdı, ben de o konuda döndüm" diyebilmek sizi rahatlatır. Bir de kişi listenizi nerede tuttuğunuza dikkat edin. Telefon numarası kişisel veridir; masaüstünde duran, yedeği alınmayan bir dosyada tutmak hem kaybetme hem sızdırma riski demek. En azından erişimi sınırlı bir klasöre alın. Pazarlama tarafından bakınca da toplu mesaj artık işe yaramıyor. İnsanlar aynı metni yüzlerce kez gördü, ilk cümleden anlıyorlar. Sizin üçe ayırma yönteminiz basit ve doğru. Ben müşterilerime hep şunu söylüyorum: az sayıda kişiye doğru zamanda yazmak, çok sayıda kişiye rastgele yazmaktan her zaman iyi sonuç veriyor. Günde beş kişi sınırı da gerçekçi, çoğu kişi bunu abartıp tükeniyor. İşi bitenlere ancak ilgili bir şey olduğunda yazma kuralınız da hoşuma gitti. Benzer bir proje bittiğinde yazmak tanıtım gibi durmuyor, gerçekten paylaşım gibi duruyor. Fark da tam olarak burada zaten. Ben de toplu mesaj atmayı düşünüyordum, bu başlığı okuyunca vazgeçtim. Mağazanın numarasını kaybetmek benim için felaket olurdu, müşterilerimin çoğu oradan yazıyor. Üçe ayırma fikrini deneyeceğim. Benimki daha basit olacak herhalde: sipariş bekleyen, alışveriş yapmış ve sadece soran. Zaten günde beş kişiye yazacak vaktim de yok, ikisi olsa yeter. Sizin "kendimi reklam gönderen biri gibi hissettim" cümleniz aklımda kaldı. Ben de öyle hissederdim herhalde. Müşterilerimin çoğunu tanıyorum, mahalleden geliyorlar; onlara toplu mesaj atmak tuhaf kaçardı. Cevaplar için teşekkürler, özellikle riskin sadece görgüyle ilgili olmadığını öğrenmek beni durdurdu. Hesabı kaybetme ihtimalini hiç düşünmemiştim ve düşününce içim ürperdi. Serkan Bey’in kayıt tutma önerisini de uyguluyorum artık, listeye bir not sütunu ekledim. Kimin ne için yazdığını görmek dönüş yaparken de işime yarıyor. Listeyi de masaüstünden kaldırıp şifreli bir klasöre taşıdım. Beni engelleyen iki kişiye ise hiç yazmadım, bence en doğrusu da o. Bir daha aynı hatayı yapmayacağım. Yeni başlayanlara tavsiyem: toplu mesaj kısa yoldur ama sizi asıl işinizden uzaklaştırır.