Üç yıldır aynı ilçede çalışıyorum ama son altı aydır mülk sahibi ilanı bulmak belirgin şekilde zorlaştı. Elle taramaktan yoruldum, sizin yöntemlerinizi merak ediyorum.
Merhaba, üç yıldır aynı ilçede satılık konut tarafında çalışıyorum. Portföy tarafında son altı ayda ciddi bir tıkanma yaşıyorum ve sanırım sorun tamamen bende değil, yöntemde. Şu an yaptığım şey çok basit: her sabah ilan sitesini açıyorum, ilçeyi seçiyorum, satılık daire filtresi koyuyorum ve listeyi yukarıdan aşağı okuyorum. Mülk sahibine ait gördüğüm ilanları bir deftere yazıyorum. İlk aylarda işe yarıyordu ama artık dört ayrı sorun var: Liste çok kalabalık, çoğu ofis ilanı. Mülk sahibi ilanını ayıklamak yarım saatimi alıyor. Aynı ilanları defalarca not almışım. Dün yazdığımı bugün tekrar yazıyorum, farkında bile olmuyorum. Bir ilanın ne zaman yayına girdiğini takip edemiyorum, geç kalıyorum. Aradığımda "birkaç kişi aradı zaten" cevabını alıyorum. Fiyat düşüren ilanları hiç göremiyorum, oysa bunlar en verimli aramalar olabilir. Ofiste bir arkadaş hazır portföy listesi satan bir yerden alalım diyor ama açıkçası içime sinmiyor; aynı listeyi kaç kişinin aldığını bilmiyorum. Kendi taramamı kurmak istiyorum. Sizin akışınız nasıl? Özellikle şunları merak ediyorum: Aramayı nasıl bölüyorsunuz, ilçe bazında mı kalıyorsunuz yoksa mahalleye mi iniyorsunuz? Aynı ilanı iki kez not etme sorununu nasıl çözdünüz? Günde kaç kez bakıyorsunuz, sabah bir kez yetiyor mu? Teşekkürler, tecrübe paylaşan herkese minnettarım.
İlçe bazında kalmanız sorunun büyük kısmını açıklıyor. Ben iki yıl önce aynı noktadaydım, mahalleye indiğim gün her şey değişti. Şu an dört mahallem var ve her mahallede iki fiyat bandı takip ediyorum. Toplam sekiz ayrı liste. Farkı şurada hissediyorsunuz: ilçe listesinde 300 kayıt arasında yeni geleni göremezsiniz. Mahalle + dar fiyat bandı listesinde günde bir veya iki yeni ilan çıkar, ikisini de görürsünüz. Aynı işi yapıyorsunuz ama gözünüz doluyor. Defter kısmına takıldım. Deftere yazdığınız sürece mükerrer kayıt sorununu çözemezsiniz, çünkü karşılaştırma yapamıyorsunuz. En azından bir tabloya geçin: ilan no, mahalle, fiyat, metrekare, ilk gördüğüm tarih, aradım mı. Ben altı ay elle tablo tuttum, sonra programa geçtim ama tablo disiplinini elle kurmuş olmam çok işime yaradı. Hangi sütunun gerçekten gerektiğini o dönemde öğrendim. Şu an gereksiz gördüğüm hiçbir alanı toplamıyorum, hem iş azalıyor hem veri sorumluluğu. Hazır liste konusuna bir itiraz: ben denedim, iki ay kullandım. Sorun listenin kalitesi değildi, aynı numaraların birden fazla ofiste dolaşıyor olmasıydı. Aradığım kişilerin çoğu "bugün beşinci aramanız" diyordu. Bir süre sonra ilçede adımız aranan ofise çıktı, bu telafi edilmesi zor bir zarar. Kendi taramanızı kurmanın asıl faydası liste değil, zamanlama. İlanı ilk çıktığı gün gördüğünüzde sohbet bambaşka ilerliyor. Sorularınıza sırayla ve elimdeki akışla cevap vereyim, iki yıldır böyle çalışıyorum. 1) Aramayı bölme Kesinlikle mahalleye inin. Kurduğum yapı basit bir ızgara: satırda mahalle, sütunda fiyat bandı. Beş hücreyle başladım, şu an dokuz hücre var. Bir hücre için ölçüm kuralım şu: ilk taramada gelen kayıtları tek oturuşta gözden geçirebiliyor muyum? Geçiremiyorsam bandı ikiye bölüyorum. 2) Mükerrer kayıt Bende bu sorunun tek sebebi vardı: ilan numarasına fazla güvenmek. Numara kalıcı bir kimlik değil, sadece o yayının etiketi. Yayın kapanıp tekrar açılınca etiket değişiyor, mülk aynı kalıyor. Ben artık numaraya değil mülkün kendisine bakıyorum: konum, büyüklük ve plan üçlüsü örtüşüyorsa aynı daire kabul ediyorum. Fiyat değişikliğini eşleştirme kriteri yapmıyorum, kaydın altına tarihli bir not olarak ekliyorum. Zaten peşinde olduğum bilgi tam olarak o düşüşün kendisi. 3) Günde kaç kez Günde iki tur: biri işe başlarken, biri öğle arasından sonra. Merkezdeki tek bir hücrede üçe çıktım, geri kalan her yerde ikide kaldım. Sıklığı artırmayı düşünüyorsanız önce basit bir sayım yapın: geçen hafta o listeye toplam kaç kayıt girdi? Haftada iki kayıt giren bir listede tur sayısını ikiye katlamak hiçbir şey kazandırmıyor, sadece boşa dönen tur üretiyor. Okumayı nasıl yapıyorum Tüm listeyi aylardır açmıyorum. Ekranımda dört kısa kutucuk var ve sadece onlara bakıyorum: daha önce hiç görmediklerim, rakamı oynayanlar, metnine dokunulmuş olanlar ve ortadan kaybolanlar. Birinci kutudakileri aynı gün arıyorum. İkinci kutudakileri aramadan önce mutlaka bölgedeki emsallere bakıyorum; o görüşmeye hazırlıksız girince karşı taraf hemen anlıyor. Yayından kalkanı hemen silmeyin Ortadan kaybolan ilanı silmiyorum, ayrı bir sekmede otuz gün bekletiyorum. Aynı özelliklerle tekrar karşıma çıkarsa mülk satılmamış demektir. Aramak için bulduğum en iyi an tam olarak burası; adam bir tur denemiş, sonuç alamamış ve bunu kendisi görmüş oluyor. Arama tarafında dikkat ettiğim şey Liste bende bir arama sırası, toplu mesaj kuyruğu değil. İlanda numaranın görünüyor olması pazarlama mesajı gönderme izni vermiyor; ticari iletişim için ayrı bir onay gerekiyor, bunun kendi kayıt sistemi var. Ben tek tek arıyorum, ilana atıfla açıyorum, kim olduğumu ilk cümlede söylüyorum. İlgilenmediğini söyleyen kişiyi tabloda kırmızıya boyuyorum; o satır bir daha hiçbir günlük listemde karşıma çıkmıyor. Bu sütunu koymadan önce aynı kişiyi üç ay arayla iki kez aramıştım, çok kötü bir konuşma oldu. Bir de topladığım alanları asıl gereken beş-altı sütunla sınırlı tutuyorum; ihtiyaç duymadığım veriyi hiç almıyorum, saklama süresini de baştan belirledim. Ölçüm Son olarak en çok işime yarayan alışkanlık: cuma günleri her hücre için defterime üç rakam yazıyorum. Kaç kayıt geldi, kaçı mülk sahibinindi, kaç görüşmeye dönüştü. Bir ayın sonunda o üç sütuna bakınca hangi mahallenin bana gerçekten iş verdiği tartışmasız görünüyor. Bende sonuç şaşırtıcı oldu: kayıt bakımından en zengin mahalle, randevu bakımından en fakiri çıktı; gelenlerin büyük çoğunluğu ofis ilanıydı. O hücreyi portföy listesinden çıkardım ama emsal fiyat takibi için açık bıraktım. Ekip tarafına dair bir ekleme yapayım, bizde en çok bu sorun oldu. Üç danışman aynı bölgeyi ayrı ayrı tarıyorduk ve aynı mülk sahibi aynı gün içinde iki kez, aynı ofisten aranıyordu. Adamın söylediği şeyi hâlâ unutamıyorum. Sonunda şöyle çözdük: tarama tek bir yerde toplandı, çıkan mahalleler isim isim bölüşüldü. Artık kimse başkasının mahallesine bakmıyor, herkes yalnızca kendi bölgesinin günlük değişimini görüyor. Üst üste arama derdi tamamen bitti, bir de kimin neyi kaçırdığı belli oldu. Haftalık özeti ise herkese açık bırakıyoruz; kimse söylemese de o tablo kendiliğinden bir kıyas yaratıyor. Konu eski ama deneyimimi ekleyeyim, belki arayanlara faydası olur. Ben iki ay boyunca kurulumu yaptım, listeler tıkır tıkır işledi ama portföyüm artmadı. Sebebi çok basitti: topluyordum, aramıyordum. Dosya büyüdükçe kendimi iyi hissediyordum, oysa iş üretmiyordu. Haftada asgari arama sayısı belirledikten sonra tablo işe yaramaya başladı. Tarama bir işi kolaylaştırıyor, yerine geçmiyor. Bunu geç anladım. Konuyu açan kişi olarak dönüş yapayım. Mahalleye indim, altı hücreyle başladım, üçünü bir ay sonra kapattım çünkü hiç mülk sahibi ilanı üretmiyorlardı. Kalan üç hücre şu an günlük on dakikamı alıyor. En çok fayda gördüğüm iki şey: yayından kalkan ilanları hemen silmemek ve ret veren kişileri tabloda işaretlemek. İkincisi sayesinde artık kimseyi ikinci kez aramıyorum. Herkese teşekkürler.