Kadıköy ve Ataşehir hattında çalışan bir emlak ofisi, portföy taramasını ve ilk müşteri temasını ayrı ayrı otomatikleştirdi. Danışmanlar günün büyük kısmını sayfa yenilemekle değil randevuyla geçiriyor. Ajanın konuşabileceği konular dar tutuldu.
Marmara Gayrimenkul, İstanbul’un Anadolu yakasında dört danışmanla çalışan bir emlak ofisi. Selin Aydın burada konut portföyünden sorumlu. Ofisin işi iki koldan yürüyor: piyasaya yeni çıkan ilanları yakalamak ve gelen müşteri taleplerine hızlı dönmek. Sayfa yenileme alışkanlığı Selin ilk görüşmede durumu şöyle anlatıyor: “Telefonumda sekiz sekme açıktı. Metroda, randevu arasında, akşam evde — hepsini yeniliyordum. İyi bir daire çıkarsa ilk yarım saatte görmem gerekiyordu.” Ofisteki diğer danışmanlar da aynısını yapıyordu; dört kişi aynı ilanı ayrı ayrı arıyordu. Bu alışkanlığın görünmeyen bir maliyeti vardı: kimse gerçekten mola vermiyordu. Selin akşam yemeğinde bile telefona bakıyordu, çünkü bakmadığı yarım saatte bir şey kaçırma ihtimali vardı. Nöbeti programa devretmek Bildirim botu tam olarak bu iş için kuruldu. Ofisin takip ettiği aramalar — belirli mahallelerdeki satılık daireler, belirli metrekare ve fiyat aralıkları — programa link olarak eklendi. Her link için kontrol sıklığı ayrı ayrı belirlendi; sıcak bölgeler daha sık, ikincil bölgeler daha seyrek kontrol ediliyor. Yeni bir ilan çıktığında Telegram’a mesaj düşüyor ve mesajı ekibin tamamı görüyor. İlk gün bu bir kaosa dönüştü: bildirimler fazla genişti ve gün içinde onlarca mesaj geldi. Aramalar daraltıldı, ikinci haftada akış makul bir seviyeye indi. Bildirim çok gelirse okunmaz hale gelir Ekibin en büyük hatası ilk gün her aramayı takibe almak oldu. Bildirim sayısı arttıkça kimse bakmamaya başladı. Az sayıda ve dar tanımlı arama, çok sayıda geniş aramadan çok daha işlevli çıktı. İkinci kol: gelen talebe ilk yanıt İlan yayınlandıktan sonra gelen mesajların büyük kısmı birbirinin aynısıydı: daire hâlâ müsait mi, kaçıncı kat, aidat ne kadar, hafta sonu gezilebilir mi. Yapay zekâ ajanı bu başlıkları üstlendi. İlanda zaten yazan bilgileri veriyor, randevu için uygun aralıkları söylüyor ve talebi kaydediyor. Ajanın girmediği konular net: pazarlık payı, kredi uygunluğu, tapu ve iskân durumu, “bu bölge yatırımlık mı” türü yorumlar. Bu konular geldiğinde konuşma danışmana aktarılıyor ve danışman geçmişi baştan sona görüyor. Bildirim düşer, müsait olan danışman ilanı üstlenir. İlan yayınlanır, gelen mesajları ajan karşılar. Konuşma pazarlığa dönerse ajan durur, danışman devralır. Randevu takvime düşer; danışman gezdirmeye odaklanır. Ekipte ne değişti Selin’in en çok değer verdiği değişiklik ölçülebilir bir kazanç değil: “Artık akşam telefonu bırakabiliyorum. Bir şey çıkarsa haber gelecek.” Ofisteki dört danışmanın da gün içinde bölünme sayısı azaldı, çünkü aynı işi dört kişi ayrı ayrı yapmıyor. Nöbeti bir programa devretmek tuhaf geliyor önce. Sonra fark ediyorsunuz ki o nöbeti hiç kimsenin tutması gerekmiyormuş. Sınır olarak iki şeyi söylüyor: program ofisteki bilgisayar açıkken çalışıyor, kapalıyken takip duruyor. Ve ajan ne kadar iyi yazarsa yazsın, gezdirmeye giden insan; işin karar veren kısmı hâlâ tamamen danışmanda.
Günlük elle sayfa yenileme: Onlarca → 0 · Talebe ilk dönüş: Ertesi gün → aynı akşam · Takip edilen aramaların kontrol aralığı: 3 dk · Ekibin bildirimlere alışma süresi: 5 gün
Bu öyküler, ürünün tipik kullanım senaryolarını göstermek için hazırlanmış temsili anlatılardır. Firma adları ve kişiler kurgusaldır; gerçek bir müşteri kaydı, sözleşme veya ölçüm raporu değildir. Ekran görüntüleri programın gerçek arayüzüne aittir.