Proje satış ofisinde talep düzenli değil, dalgalı geliyor: reklam çıktığı gün mesaj sayısı katlanıyordu. Yapay zekâ ajanı ilk eleme ve bilgilendirmeyi üstlendi, satış ekibi randevuya odaklandı. Ajanın söyleyemeyeceği her şey liste halinde tanımlı.
Başkent Yapı Satış Ofisi, Ankara’da bir konut projesinin satışını yürütüyor. Onur Kaya satış müdürü. Ofisin trafiği normal bir emlak ofisine benzemiyor: talep düzenli gelmiyor, reklam takvimine göre dalga dalga geliyor. Dalganın vurduğu gün Bir kampanya duyurusu yayınlandığında ofise gelen mesaj sayısı normal bir günün birkaç katına çıkıyordu. Dört kişilik ekip o gün başka hiçbir iş yapamıyordu. Sabah gelen mesajlara özenle cevap yazılıyor, öğleden sonra cevaplar kısalıyor, akşam ise kalan yüzlerce mesaj “yarın bakarız” diye bırakılıyordu. Onur’un asıl rahatsızlığı kaçırılan satış değildi. “Gerçekten ilgilenen bir insanın mesajı, iki yüz mesajın arasında kaybolunca kötü hissediyorsunuz” diyor. “O kişi bize güvenip yazmış.” İlk eleme kimin işi olmalı Ekip yapay zekâ ajanını “satış yapan bir robot” olarak değil, ilk karşılamayı yapan bir danışma görevlisi olarak konumlandırdı. Ajan projeyle ilgili kamuya açık ve sabit bilgileri veriyor: hangi daire tipleri var, teslim dönemi ne, ofis nerede, randevu için hangi saatler uygun. Ardından kişinin ilgilendiği daire tipini ve uygun olduğu zamanı soruyor. Ajanın hiç girmediği alan geniş tutuldu: güncel fiyat listesi, kampanya koşullarının detayı, banka kredisi ve faiz, sözleşme maddeleri, teslim tarihi taahhüdü. Bu konularda tek bir cümle bile üretmiyor; talebi not alıp satış danışmanına aktarıyor. Bu sektörde yanlış cümlenin bedeli ağır Proje satışında söylenen her söz bir beklenti yaratır. Ajanın kullandığı sabit metinler üç hafta boyunca gözden geçirildi ve taahhüt içerebilecek ifadeler tek tek temizlendi. Kurulumun en uzun süren kısmı buydu. Kampanya günü artık nasıl geçiyor Duyuru çıktığında mesajlar yine akın halinde geliyor. Fark şu: her mesaj dakikalar içinde bir yanıt alıyor ve kişinin ne aradığı kayda geçiyor. Satış ekibi gelen kutusuna baktığında ham bir yığın değil, konularına göre ayrılmış bir liste görüyor. Randevu isteyenler ayrı, fiyat soranlar ayrı, sadece bilgi alanlar ayrı. Ajan ilk yanıtı verir ve kişinin ilgilendiği daire tipini kaydeder. Fiyat, kredi ve sözleşme başlıkları doğrudan danışmana düşer. Randevu talepleri ayrı bir akışta toplanır. Ekip günü, süzülmüş bir listeyle bitirir; ertesi güne yığın devretmez. Ekibin üzerinden kalkan yük Onur, en somut değişikliğin mesai olduğunu söylüyor. Kampanya haftalarında ekip düzenli olarak akşam saatlerine taşıyordu; bunun bir kısmı satış değil, mesaj temizliğiydi. O kısım büyük ölçüde ortadan kalktı. Ekipte kimse işten çıkarılmadı; iki danışman artık daha çok yüz yüze görüşmeye giriyor. Yapay zekâ bizim yerimize satış yapmıyor. Satış yapabileceğimiz insanı kalabalığın içinden çıkarıyor. Bunu da mükemmel değil, yeterince iyi yapıyor. Onur bir uyarıyı da eklemeyi unutmuyor: ajanın verdiği yanıtlar düzenli okunmalı. Ofiste haftada bir kez rastgele seçilen yirmi konuşma gözden geçiriliyor. İki kez, ajanın fazla iddialı bir cümle kurduğu fark edilip metin düzeltilmiş. “Kurup unutulacak bir şey değil” diyor.
Yoğun gün ilk yanıt süresi: Akşam → dakikalar · Ekibin sabah aldığı görüşme akışı: Süzülmüş liste · Fiyat ve sözleşme konuları: İnsana devir · Ajan metinlerinin hukuk kontrolü: 3 hafta
Bu öyküler, ürünün tipik kullanım senaryolarını göstermek için hazırlanmış temsili anlatılardır. Firma adları ve kişiler kurgusaldır; gerçek bir müşteri kaydı, sözleşme veya ölçüm raporu değildir. Ekran görüntüleri programın gerçek arayüzüne aittir.